“Bilimsel bilginin kendine sağladığı avantajları
kutsalla çatışmanın yolu haline getiren modern zihin, Tanrısal bağlarını tahrip
etmekle kalmadı, bu tahribi oldukça sofistike yöntemlerle geliştirip
kurumsallaştırdı: Modernizm.”1
Aklı,
şükredilecek nimetlikten çıkarıp, tapılası bir put yapmaya ısrarla çaba sarf
etmektedir modern insan. Ona göre, gerçek bilgi ve özgürlük akıldayken din,
akıl dışılıktır. Ülkemizde böyle düşünen “yüksek mevkilerdeki azınlık” sadece
kendi yozlaşması yetmezmiş gibi, gençleri de her an akıllarınca aydınlatmakta,
onlara İslam’ın akıl dışılığını çeşitli sebepler öne sürerek ispatlamaya
çalışmaktadırlar.
İslam adının
terör, anarşi, kavga, kin, gericilikle aynı anlamda gösterilmeye çalışıldığı
çağımızda, Sezai Karakoç’u anlamak ve anlatmak, onun, ismiyle özdeşleşen
“Diriliş” inanç ve aksiyonunu ömrü boyunca anlatmaya çalışmasına benzer. Çünkü
onun dirilişten kastı İslam’ın dirilişidir ve İslam, insanların büyük
çoğunluğunun, hakkında az veya çok bilgi sahibi olduğu bir dindir. Bazıları
İslam’ı çok iyi tanırken bazısı tanımaz, kimi çok iyi tanır ama anlayamazken,
kimisinin İslam’la tanışmakla tüm hayat görüşü adeta allak bullak olmuştur.
Sezai Karakoç’u da çok iyi anlayanlar ve onunla tanışarak düşünce dünyasına
yepyeni açılımlar getirenler mevcutken, hakkında hiçbir malumatı olmayanlar da
var.
Medeniyetlerin düşüş ve yükseliş dönemleri art arda gelir. Bu alçalış ve yükselişler anlık olaylar değil, belki yüzyıllar süren oluşumların sonucudur ve Karakoç’a göre İslam Medeniyeti’nin diriliş tohumlarının atıldığı çağ, bu çağ olmalıdır. Dolayısıyla o, hayatı boyunca İslam ile şereflenmiş her bireyin Diriliş eri olması gerektiğini, bu erlerin din düşmanlarının tabir ettiği şiddet yanlısı Müslüman profilinden çok uzak birer “Sevgi Devrimi” sevdalısı olduklarını ısrarla vurgulamıştır. Zira, “Diriliş yolu ve akımı, İslam’ın ruhundan, ilkelerinden, ahlakından alınan ilham ve aşkla, kendimizi yeni bir ‘ses’e kavuşturmanın yoludur. ‘Öfke’ yolu değil.”2 Diriliş’i anlamak İslam’ı anlamaktır, dolayısıyla hoşgörüyü, iyiliği, güzelliği yayacak bilinçli bir toplum inşası yolunda sesini yükseltmektir. Nitekim, “Sesin öfkeden ibaret olması insanlık için en kötü bir talihsizlik, sesi olmayıp sadece öfkesi olmak ise, aşağıya doğru en büyük düşüşüdür.”3
Öyleyse Diriliş’i daha iyi anlayabilmek için bu yolun ve akımın çıkış sebeplerini, yakın tarihimizin sayfalarına Sezai Karakoç’un perspektifinden bakarak özetlemeye çalışıp söze başlayalım.
Mustafa ÇOLAK
Kaynaklar:
1: Mustafa
Köneçoğlu, Modern Yazı Bağlamında Dil-İnsan Ya Da Yazı’nın Beşerileşmesi, Hece,
sf.37, Sayı:135, Mart 2008
2: Sezai Karakoç,
Çağ ve İlham II Sevgi Devrimi, s.137, Diriliş Y., İst.20073: Sezai Karakoç, Çağ ve İlham II Sevgi Devrimi, s.129, Diriliş Y., İst.2007
4: Sezai Karakoç, Çağ ve İlham I Metafizik Gerilim Şartı, s.18, Diriliş Y., İst.1999
5: Sezai Karakoç, Varolma Savaşı, s.16, Diriliş Y., İst.2003
6: Sezai Karakoç, Çağ ve İlham I Metafizik Gerilim Şartı, s.101, Diriliş Y.,İst.1999
7: Sezai Karakoç, Çağ ve İlham III Yazgı Seçişi, s.64, Diriliş Y., İst.1998
8: Sezai Karakoç, Diriliş Muştusu, s.40, Diriliş Y., İst. 2003
9: Sezai Karakoç, Diriliş Neslinin Amentüsü, s.8, Diriliş Y., İst.2005
10: Sezai Karakoç, İslam, s.79, Sitemizde Eşitlik, Diriliş Y., İst. 2005
11: Sezai Karakoç. Çağ ve İlham IV, s.51, Toplum ve Devlet, Diriliş Y., İst 1996
12: Sezai Karakoç, İslam, s.84, Diriliş Y., İst.2005
13: Sezai Karakoç, Dirilişin Çevresinde, s.136, Bir İslam Haritası, Diriliş Y., İst.2000
14: Sezai Karakoç, Yazgı Seçişi, s.103, Diriliş Y., İst.1998
15: Sezai Karakoç, Metafizik Gerilim Şartı, s.30,31, Diriliş Y., İst.1999
16: Sezai Karakoç, Sevgi Devrimi, s.125, Diriliş Y., İst.2007















